Dünya’da melek yaşar mı yahu ? sorusunu bir Anne yada Baba yanıtlarsa cevabı” Evet , Yaşar olur” , ama sokakta ki çocuk sahibi olmayan , düşünmemiş , hiç içli dışlı olmamış bir insana sorarsak
- Saçmalamayın; diyecektir.. Kimine saçma , kimine garip , kimine dünyanın en heyecanlı şeyi gelir , aslında; yaşamayan nerden bilsin; teorisini doğrular niteliktedir Anne-Baba olmak; Büyük sorumluluklar yükler kiminin omuzlarına , kimininse bütün sorumluluklarını alır gider , bir kuş gibi hafifletir o ameliyat odasından çıkan hemşirenin sesi; Bir melek gelmiştir dünya’ya , artık bir melek sorumluluğu almışsınızdır. Kimselerle paylaşamaz , kimselere göstermek istemezsiniz. Yada kimsenin öpmesine izin vermezsiniz , yanaklarını sıkmasına , sokakta oynarken oyuncağının elinden alınmasına.. Büyük çok büyük sorumluluklar yükler , dünyanızdan vazgeçer , ömrünüzü Ona adarsınız..

İnsanlar tabiat olarak üremek zorundadırlar bilindiği gibi , iki’den üç olmak bizim tabiatımızın vazgeçilmez gerçeği. Peki ya üremek nasıl oluyor da bir insana bu kadar sorumluluk yüklüyor bunların yanıtını vermeye çalışalım konuyu biraz daha irdeleyip.

Anne ; Baba olmak için hazır mıyız ? En azından bunun sorumluluğunu taşımaya hazır mıyız ? Karşılıklı oturup iyiden iyiye inceledik mi bu konuyu ? Getirdiklerini , götüreceklerini , nasıl , ne şekilde yaşayacağını ince eleyip sık dokuduk mu ? Bu soruların bir çoğuna elimden geldiğince yanıt vermeye çalışacağım , umarım birkaç satır da olsa faydalı bir şeyler yazabilirim..

Anne Olmak ;

Haftalık yada aylık günlerinizi unutmakla başlayabilirsiniz bu sorumluluğu taşımaya. Ardından öğleden sonraları gittiğiniz üst komşu sohbetlerini unutmalısınız yada asgari surette en aza indirgemelisiniz. Ayrıca eve gelen misafirlerinizden; Meleğin bulunduğu ortam da sigara içmemelerini , yüksek sesle konuşmamalarını Anne olarak rica etme sorumluluğu da sizin omuzlarınızdadır. Yine çok dikkat etmeniz gereken bir nokta da şurada ; Beslenmenize , Sağlığınıza çok ama çok dikkat etmelisiniz ki ; Meleğin sağlığı da size bağlı olarak gelişim göstersin.. Peki ya bütün sorumluluk size mi düşüyor ? Elbette ki hayır.. Buyurun , biraz da babalarımıza düşen görevleri irdeleyelim..

Baba Olmak ;

Meleğin sağlığını biraz da olsa düşünüyorsanız yüksek sesle telefon görüşmelerini unutun! Daha sonra bağıra çağıra ulaşamayacağınız noktada ki futbolculara sinirlenmeyi de unutun. Ardından , gelen misafirleriniz ile oturup; Meleğinizin odasında tavla oynama gibi bir lükse de sahip değilsiniz , yada arkadaşlarınızla gece 11-12 ‘lere kadar dışarıda sohbet etme , ortamlara takılma gibi bir lüksünüz de alınıyor elinizden.Yada hanımefendiye ” Toplantım Var, Geç geleceğim “; diye bir bahane üretme lüksünüz de olmuyor evde sizi yalnızca hanımefendi beklemiyor artık Meleğiniz var.. Kavgalarınızı , yüksek sesli tartışmalarınızı , arada ki negatif elektiriği hiçbir şekilde yaymamalısınız Meleğin bulunduğu ortama.. Şimdi isterseniz genel geçer sorumlulukları baz alalım buna göre hayatımızı şekillendirmeye çalışalım..

Aktif olarak çalışan Anne-Babalar için belki de hayatta karşılaşabilecekleri en büyük sorun ve mutluluktur. Bir Anne doğum iznine ayrıldığı andan itibaren bir Baba da mutlaka Anne ile birlikte ücretsiz izin dediğimiz iznini kullanmalıdır fırsat buldukça. Asla ve asla yalnız bırakılmamalıdır Anne adayı. Eğer ki oldu da izin alamadı Baba adayımız günün belirli saatlerinde Anne adayımızı arayıp gönlünü hoş tutan sözcükler sarfetmeli.. En azından çaba göstermeli gelecek olan Melek ve getirecek olan Hanımefendi adına; Durup durup düşünmeli gelecekte karşılaşacaklarını , sorumluluklarını , mutluluklarını , heyecanlarını; Anne adayımız izine ayrıldıktan sonra Baba adayımız daha çok titremeli üzerine , hissettirmeden de olsa hiçbir isteği geri çevrilmemeli.

Anne adayımızın sorumlulukları bu dönemde en aza indirilmeli ki aklı bir şeylere takılıp da üzülmesin , Melek ; sizin yaşadıklarınızı iyi yada kötü mutlaka hissedecek ona göre şekillenecektir gelişimi..

Mutlaka sigara vb. şeylerden uzak durulmalıdır , doğum öncesi ve doğum sonrası. Bunlar aslında birçoğumuzun çevremizden aldığı öğütler ama tekrar tekrar hatırlatmak da fayda görüyorum.

Şimdilik yazabileceklerim , bunlardan ibaret , umuyorum ilerleyen dönemlerde tekrar birlikte olabilir , beraber şekillendirebiliriz kafamızda ki soru işaretlerini .