Bebekler ve Anneleri artık daha sağlıklı.
Yeni doğan, dünyamıza yeni gelen bebeklerimiz ennesini emip, günün büyük bölümünü uyuyarak geçirir. Tam bu duruma alışmış, ne kadar uslu bir bebeğimiz var diye düşünürken, 2-3 hafta geçtiğinde sanki o uslu bebek gitmiş yerine yaramaz, huysuz bir bebek gelir. Özellikle günün akşam vakitlerinde daha da huysuzlaşarak durmaksızın ağlamaya başlar, ellerini yumruk yapar, bacaklarını karnına çekerek büzülür, adeta büyük acılar çektiğini ifade eder bizlere. O ağladıkça bizim de yüreğimiz burkulur. Bu süreç genelde haftanın tüm günlerinin belli zaman dilimlerinde özellikle akşam saatlerinde yaşanmaktadır. Oysa bu tür anlar tüm sağlıklı bebeklerde görülen gaz sancısından başka bir şey değildir. Diğer bir adı “KOLİK” tir. Kolik bir hastalık değil tam tersine Dış dünyaya uyum sürecinin vazgeçilmez bir basamağıdır.
Kolik genelde 2.-3. haftalarda (prematüre bebeklerde daha sonra) başlar ve altıncı haftada en kötü düzeye ulaşır. O anda genelde bunun bir kabus olduğunu ve sonsuza kadar devam edeceğini düşünürsünüz. Ancak 12. haftada sorun düzelmeye başlar ve genelde 3. ayda sorun düzelmeye başlar. Nadiren 4. ve 5. aya kadar devam eder. Kolik birden bire yada yavaş yavaş sonaerebilir. Aarada iyi günler de olabilir ve bir süre sonra tamamen düzelir. Koliğin kesin nedeni bilinmemektedir ve genelde ağlama nöbetleri olarakta bahsedilmektedir. Güncel bir teoriye göre ağlamak, yeni doğmuş bir bebeğin olgunlaşmamış fizyolojisinden kaynaklanır. Başka bir görüş sahipleri de olgunlaşmamış sindirim sisteminin gaz geçerken aşırı kasıldığını ve kolik ağrısına neden olduğunu öne sürüyorlar.
Bazı insanlara kendi hayat hikayeleri serüven gibi gelir ya bana kendi hayat hikayem daha doğrusu eşim,hamileğim ve bebeğim öyle geliyor.Hamileliğim çok sürpriz oldu bize.Ben en baştan anlatayım.Cocuk düşündüğümden 4 ay sonra doktora gittim testler hep negatif cıkıyordu ve muayene olmak istedim.Doktor bana kan tahlili yaptırmamı daha sonra görüşüceğimizi söyledi.Tahlil sonucum negatif çıktı (tahlil yanlış yapılmış ve biz bilmiyoruz) ve doktor muayene ettikten sonra benim cocuğumun olamıyacağını geç ve tedavi olduktan sonra olabileceğini söyledi ve sonraki 10 dakikayı hatırlamıyorum.Doktor için bu çok sıradan bi sonuçtu belki ama umutla doktora gitmiş benim gibi bir hasta için nasıl bir yıkım siz düşünün.Çok dramatik olucak belki ama yolda eve gelene kadar insanların bana nasıl baktıgına aldırmadan ağladım.Ve ben 1 hafta on gün falan ilaç kullandım tedavinin ilk aşaması olarak.Ama yolunda olmayan bişey vardı.Doktoru aradım bana imkansız ama kan tahlili yaptırmamı söyledi.Tabi ben bu arada kafamdan bebek düşüncesini sildim.Sonucu alırken hemşire pozitif dedi.Ben itiraz ettim bir yanlışlık var diye başladım kekelemeye.. Meğer ilk tahlil yanlış çıkmış,o sırada ben hamileymişim yapılan ultrasondada bebek gözükmeyince işler birbirine girmiş sizin anlıyacağınız.İşte şimdi geldim hayatımın dönüm noktasına…
O andan itibaren hayatımın en güzel, en zor, en vefakar ama en sevgi dolu günleri başladı.Şöyle bir sorun kendinize bir insan için ne kadar ödün verebilirim kendimden, hayatımdan diye, en vazgeçemiyeceğim şeylerden vazgeçebilir miyim? hemde karşılıksız en fazla ne kadar uykusuz kalabilirim? ne kadar yorulabilir ki bir insan?.Eğer hamileyseniz ve bu yazıyı okuyorsanız korkmayın.Çünkü inanın bunların hiçbiri gücünüze gitmeyecek. Hamileliğim böyle acayip bir şekilde başladığından sanırım çok mutlu bir hamilelik geçirdim.Kilo aldım,şiştim,sıcaktan isilik oldum, uyuyamadım bunların hiçbiri umrumda bile değildi.Hayatımın en güzel günleriydi.Bir kadının en güzel ödülü bence…
Ve gelelim doğuma hayatımda en çok istediğim iki şey vardı birincisi normal doğum yapabilmek, ikincisi ise emzirmek…Çok üzgünüm ki ilkini başaramadım daha doğrusu 4 saat sancıdan sonra bebeğin kaka yaptığını fark ettik ve bu nedenle sezaryenle doğum yaptım.Eşimin ve annemin bana anlattıkları kadarıyla narkozdan çıkarken hep” yapamadım başaramadım “diye sayıklamışım.Çok üzüldüm o duyguyu tadmak istiyordum,herşey doğal olsun istiyordum ama olmadı, olamadı.
İkincisi emzirmek; hastaneden eve geldik bebeğim ikinci gün çok ağlamaya başladı, sürekli emmek istiyordu ve kaka yapmıyordu.Doktora gittiğimde ikinci bir yıkım daha yaşadım sütüm yokmuş ve bebeğim aç kalmış.Çok üzüldüm, istediğim iki şeyi de yapamamıştım ama ben yılmadım, hep doktorumu dinledim mama takviyesine başladık yanlız biberonla verme kaşıkla ver,o istediği kadar onu emzir dedi.Dediklerini yaptım.Benim bebeğim çok emen bir bebekti çok uğraştım ama sonunda başardım.Üçüncü aydan sonra mamayı kestik ve bebeğimi sadece anne sütüyle beslemeye başladım.Şimdi bebeğim 8 aylık ve ben bebeğimi hala emziriyorum.Bir anne isterse yapamıyacağı şey yoktur bence…Yeter ki istesin, kimseyi değil kendini, hislerini ve bebeğini dinlesin.
Bebek sağlığı, beslenmesi, bebek resimleri, gelişimi ve Anne sağlığı bilgilerinide içeren bir sağlık sitesidir.